
Neredeyse 50 yıldır tık yok Ada futbolunda. Ne Dünya Kupası ne de bir Avrupa Şampiyonluğu. En çok yaklaştıklarında Tanrı'nın eline kurban gitmişlerdi. Şimdi Capello'nun ellerinde 2010 GAfrika'ya emin adımlarla ilerliyorlar.
Bu blogda 4 Ağustos tarihinde 2010 Dünya Kupası Ada'ya Gidecek diye bir yazı yazdım. Bu iddiamdan da bir an bile geri adım atmaya niyetim yok. Dün sabaha karşı Arjantin'in durumunu gördükten sonra ki Brezilya'ya zaten şans tanımıyorum, inancım güçlenerek artmaya devam etti. Fransa yokları oynadı Romanya karşısında. Herkes Domenech ile bu Fransa'dan hiçbir şey olmayacağına emin. İtalya ve Almanya için de turnuva takımı olmaktan öteye gidecek silahlara sahip olmadıklarını düşünüyorum.
Gelelim Ada futboluna. Hazırlık maçında Slovenya'yı Wembley'de 2-1 ile geçti İngilizler. Hafta içi grup maçında ise Hırvatistan ile karşılaşacaklar. Tabi ki başka eksik var mı bilmiyorum ama Modric'in olmaması büyük kayıp Hırvatlar için. Londra'daki maçta galip gelmeleri demek G.Afrika'ya gitmeyi şimdiden garantilemeleri anlamına geliyor. Bu da kafaların rahat olacağı ve huzurlu bir şekilde hazırlanılabilecek uzun bir dönem demek.
İşin güzel tarafı Capello ipleri kesinlikle bırakmıyor. Slovenya maçı sonrası "Bu oynamamızı istediğim oyun değil, yavaş ve uzun toplarla oynadık. Ben oyuncularımın oyunun her anına konsantre olmalarını istiyorum" diyerek bir anlamda işin ciddiyetini ve Ada futbolunun hastalığını bir kez daha ortaya koymuş.
Her ne kadar grup maçlarında Capello'nun söylediği gibi ağır ve uzun toplarla oynamadılarsa da Capello'nun hazırlık maçlarında dahi tahammülü yok İngilizler'in genetik kodlarında yeralan futbol anlayışına. Capello belki de ilk kez oyuncuların oynamak istediğinden farklı bir oyun oynatmak istiyor. G.Afrika'ya da böyle bir takım götürecek.
Benim de G.Afrika'daki en büyük favorim İngiltere.
YanıtlaSil