14 Aralık 2011 Çarşamba

Vurun Emre'ye

Geçen sezon ya da daha önce yaşanmış olsaydı Emre olayı affedilemez bir durumdu. Her ne kadar verdiği kavga takım için olsa da takımın teknik adamının otoritesini sarsacak hiçbir hareket kabul görmemeliydi. Ve şüphesiz ki yaşanan son gelişmede Emre Belözoğlu haksız olan taraf özellikle Aykut Kocaman'a karşı.

Aykut Kocaman ve yönetim kadro dışı kararını tartışarak doğru bir hamle yaptı ama diğer taraftan Emre'nin şu yaşanan süreçte bir kalemde silinecek adam olmadığını kendileri de biliyor. Ve kadro dışı bırakılma kararının konuşulması birçoklarının anladığı gibi Emre'yi kaybetmek için değil kazanmak için yapılmış bir hareketti aslında. Silinecek adam olmaması onun saha içerisindeki rolü için söylenmiş bir söz değil, daha çok bu yaşanan süreçte dimdik kalan birkaç isimden biri olmasından kaynaklanıyor. Emre Aykut Kocaman ve takım arkadaşları Alex ve Volkan ile liderlik yaptılar uzunca bir süre bu takıma ve yapmaya devam da ediyorlar. Ama kimsenin bu yükü kaldırması, taşıması kolay degil, Emre de yıprandı ve yıprandıkça agresif Emre daha çok su yuzune cikti. Birgün Emre'nin patlayacağı belliydi. Haftasonu çıkan Atletico Madrid'e transfer söylentileri üzerine birçok senaryo da yazılabilir son gelişmelerden sonra ama bana tamamen tesadüf geliyor. Haftalardır bir kar topunun bir çığa dönüşmesini izledik zaten canlı canlı.

Emre'yi suçlu ilan etmek doğru mu bilemiyorum. Zira tüm takımın psikolojisi alt üst olmuş durumda. Çünkü bu olay yaşanan süreç icerisinde kimsenin dayanabilecegi bir durum degil. Gökhan formdan düşerek etkileniyor, Volkan içine kapanarak ve sakal bırakarak koyuyor tepkisini, Alex sürekli düşünceli bir ruh halinde, Aykut Kocaman herşeyi içine atarak yaşıyor. Emre de dışarı vurarak yaşadı. Ama bu son dışavurum kolay affedilir olmasa da salt Emre'nin suçu değil. Bu olayı değerlendirirken Emre'nin zihinsel ve mental olarak kendini yönetememesinin bu sonucu doğurduğunu değil, Fenerbahçe'nin camia olarak 3 Temmuz'dan bugüne yaşadıklarının Emre'nin ruh sağlığını etkilediğini söylemek gerekiyor. Neden sonuç ilişkisini çarpıtarak vurun Emre'ye yapmak çok kolay.

Emre hep aynıydı aslında, Galatasaray'da da, N.United'ta da. Sahada agresif ve kendini kaybeden bir oyuncu oldu tıpkı Hagi gibi, Bülent Korkmaz gibi, Lugano gibi, Hasan Şaş gibi, İbrahim Üzülmez gibi... Ama bu yaşananları genel tavrına bağlamak da hata. Bu olay geçen sezon yaşanan Engin Baytar'ın oyundan alınırken Şenol Güneş'e küfretme şımarıklığı, arsızlığı değil.

Aykut hocanın iddia edildiği gibi üzerine yürümesi, "Sen kimsin" diye bağırması" affedilemez hepsini kabul ediyorum, diğer taraftan da bu olayın bir özür ile kapanacağını gün gibi biliyorum, kapanmalı da. Zaten dün hikayenin bu sona ulaşacağını twitter'da yazmıştım. Benim garibime giden bazı Galatasaraylılar'ın ve hiç de azımsanmayacak ölçüde Fenerbahçeli'nin Emre'nin kadro dışı kalmasından yaşadıkları mutluluk oldu. Bazıları büyük bir tatmin yaşadılar twitter üzerinden ya da internette forumlarda. Hadi bazı Galatasaraylı arkadaşların neden böyle yaptığını anlıyorum da, şuursuz Fenerbahçeliler'e ne demeli bilemedim.

Emre'yi savunma yazısı yazmak için oturmadım bilgisayar başına, çoğu zaman da tasvip etmem saha içi hareketlerini. Olay üzeri kolayca örtülecek bir durum değil onun da farkındayım. Ama neden sonuç ilişkisini ortaya koymadan kimse Emre'yi yargılayamaz. Şu günler de Fenerbahçe üzerine en çok konuşma hakkına sahip olan Aykut Hoca da. Ve çok eminim ki yargılamayacak da. Çünkü çoğu Fenerbahçeli'nin olamadığı kadar adil de bir adam. En azından linç kültüründen gelmiyor.

Bugün her Fenerbahçeli'nin birbirine sarılma, hataları affetme, kırgınlıklara yol açmama, birbirini mazur görme dönemi. Emre de bu affedilişi hem hocasından, hem arkadaşlarından, hem de camiadan en çok hakeden isimlerin başında geliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder