20 Mayıs 2009 Çarşamba

Son İmparator



Shaktar Donetsk - Werder Bremen arasındaki UEFA Kupası final maçına şimdiki ismiyle son kez Şükrü Saraçoğlu'nun ev sahipliği yapması ayrı bir anektod ama dün gece ki oyunun İstanbul'a yakışan bir final maçı olmadığı da bir gerçek. Hele ki Liverpool - Milan Şampiyonlar Ligi finalini yaşamış bir şehir için.

Maçın geneline bakacak olursak Shaktar'ın kupayı daha çok hakeden bir oyun ortaya koyduğunu gördük. İlk yarıda dengeler sürekli el değiştirse de ikinci yarıda özellikle 80. dakikaya kadar Shaktar'ın sambacılardan oluşan hücum hattı bir hayli bunalttı Werder Bremen savunmasını. Wiese'nin bu dakikalarda önemli kurtarışları vardı ama öte yandan kurulan baskı bu da kaçar mı cinsinden bir pozisyon getirmedi. Hatta bu baskı süresince dahi en tehlikeli pozisyonu Mesut Özil - Pizarro yapımı bir hücum organizasyonunda Werder Bremen'den izledik. Sürekli yerden paslarla yılmadan Werder Bremen'in üzerine yüklenen Shaktar'ın karşısında Prödl ve Naldo'dan oluşan defansın göbeği neredeyse hatasız oynadı 90 dakikayı. Naldo'nun beraberlik golüne imza atması da performansının üzerine çektiği cila oldu.

Bununla beraber ilk yarıda zaman zaman rakibin hücuma kalktığı anlarda ani olarak topa basarak önemli tehlikeler yaratan Werder Bremen ikinci yarı ile birlikte tamamen kendi yarı sahasına kapandı ve hiç top yaparak çıkamadı ki bu haliyle kupayı haketmeyen bir görüntü çizdi benim gözümde.


Uzatma bölümüne de Shaktar hızlı başladı ve ilk golde ne kadar şanslılar ise ikinci golde o kadar organize bir pozisyonla golü buldular. Hakem Cantalejo'nun defansın görüş açısını kapattığı ara topunda Adriano işi bitirirken ikinci golde hiç mazereti yoktu Werder Bremen savunmasının. Bna göre sahanın en iyisi Srna'nın ortasına Jadson'un dokunuşu yetti. O ana kadar Werder Bremen kalesinde güven veren Wiese bu topu çıkarabilirdi ama nasıl yedi bu golü de diyemem.

Geriye kalan bölümde ise Werder Bremen oyun disiplininden koparken Lucescu önderliğinde Shaktar adım adım kupaya yürüdü. İstanbul'da bu kupayı kaldırmak Lucescu'ya ve uzun vadeli bir proje olan Shaktar takımına yakışırdı ki zaten öyle de oldu.

Korkak futbol oynatmakla suçlanan ve Galatasaray ve Beşiktaş takımlarının başında bu kulüplerin en başarılı dönemlerinden birine imza atan Lucescu'yu şimdi Shaktar'ın başında izleyenler farkında mıdır bilmiyorum ama Türk futbolu adına önemli bir teknik adamı daha elimizden kaçırdığımızı bir kez daha gördük.

İmparator Lucescu kupayı Ukrayna futboluna armağan ederken bana bir sözü hatırlattı: "Köpekler istedi diye atlar ölmez".

1 yorum: